NephroCare, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve mümkün olan en iyi hizmeti sunmak için bu web sitesinde çerezler kullanmaktadır. Web sitesini incelemeye devam ederek, çerezleri kullanmamıza izin vermiş olursunuz. Ayrıntılar için gizlilik politikamızı inceleyin.

Portekiz

Portekiz – doğal güzellikler diyarı

Her yıl yaklaşık 17 milyon turist, sıcak iklim ve harika doğal manzaraların keyfini çıkarmak için Portekiz’e gelir. En çok bilinen yerler, tarihi Lizbon ve Porto şehirlerinin yanı sıra, Algarve’nin güneşli plajlarıdır. Ancak ünlü kaşiflerinin ruhu içinize işlerse, bu ülkede keşfedilecek daha çok şey vardır.

Portekiz, İber Yarımadasının Atlantik kıyısı boyunca uzanan ve İspanya ile kara sınırı bulunan, Avrupa’nın en batıdaki ülkesidir. Portekiz, İber Yarımadasının aşağı yukarı %16’sını oluşturan ana kara ve Madeira ve Azorlar küçük Atlantik takımadalarından oluşur. Çoğu kıyı boyunda yaşayan 10 milyonun üstünde nüfusa sahiptir.

Her ne kadar büyük olmasa da, Portekiz, güneydeki kurak ovalara tezat oluşturan, kuzeydeki ve ortadaki yüksek dağları ve yeşil ormanlarıyla harika bölgesel çeşitliliğe sahip bir ülkedir. Sıcaklıklar ve iklim koşulları güçlü yerel farklılıklarla belirlense de, genel anlamda uzun ve sıcak yaz, ılık ilkbahar ve sonbahar ve nispeten ılık kış mevsimine sahip iklim, yıl boyunca ılıman bir eğilim gösterir. Azorlar’da hava ılımanken, yarı tropik Madeira biraz daha sıcaktır ve yıl boyunca güzeldir.

Keşfetme dürtüsü

Portekiz, “keşifler çağı” adı verilen dönemde ön plana çıkmış olan kaşifleri ve denizcileriyle ünlüdür. Kıyı ülkesi olmasından dolayı, Portekizliler, deniz yollarını kontrol etmeye ve ticaret olanaklarını genişletmeye hevesliydiler. Denizci Prens Henry (1394 – 1460), Portekizli denizcileri Afrika kıyılarını keşfetmeye teşvik etmişti. Madeira ve Azorlar Atlantik adaları, onun hükümdarlığı sırasında Portekiz’in kontrolüne geçmiştir.

Portekizli denizciler, yeni gemi tasarımları sayesinde daha da uzağa gidebildiler. Vasco da Gama, Avrupa’yı Hindistan’a bağlayan yeni deniz yolu ticaret rotalarını bulurken, Pedro Álvares Cabral, Brezilya’yı keşfedip Portekiz’e dahil etti. Fernão de Magalhães, Atlantik Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na bir rota kurarak dünyanın etrafında gemiyle dolaşan ilk kişi oldu. Portekizliler, Brezilya, Afrika’nın Batı ve Doğu kıyıları, Hint Okyanusu ve Uzak Doğu’nun önemli limanlarını da kapsayan geniş bir deniz imparatorluğu kurmaya devam etti.

Modern sanatçılar ve olağanüstü futbolcular

Günümüzde sanatçılar ve sporcular, gözü kara denizcilerin yerini almıştır. Örneğin Joana Vasconcelos, sanatında kadınlık ideolojisine meydan okuyan ve 2012 yılında, Versailles Sarayı’nda sergi açan ilk kadın ve en genç sanatçı olmuştur. Yazar Jose Saramago (1922-2010), “kısa öykülerinin, hayal gücü, merhamet ve ironiyle desteklendiği” fikirleri için 1998 yılında Edebiyat dalında Nobel Ödülü almıştır. En çok “Blindness” romanıyla tanınır. Saramago’nun çalışmasını bu kadar özel kılan, “The Cave” romanında yazdığı gibi, okuyucuyu daha öteye taşımaya çalışmasıdır: “Bazı insanlar tüm yaşamlarını okumaya harcıyorlar ama sayfadaki sözcükleri okumanın ötesine asla geçmiyorlar. Sözcüklerin yalnızca hızlı akan bir nehir boyunca yerleştirilmiş atlama taşı olduklarını ve orada olmalarının nedeninin asıl önemli olan karşı tarafa yani daha uzak kıyıya ulaşabileceğimiz olduğunu anlamıyorlar.”

Portekizliler futbola oldukça tutkundurlar. A Bola, O Jogo ve Record adlı üç ulusal günlük gazete spora ayrıldığından (yani yaklaşık %90 futbol içeriği), en ünlü Portekizlilerin arasında birçok futbolcu bulmak zor değildir. Benfica takımıyla 60’lı ve 70’li yıllarda 11 lig şampiyonluğu kazanan Eusebio ve “Seleção das Quinas” ile (amblemindeki kalkanlardan sonra adlandırılan Portekiz milli takımı) 127 kez sahaya çıkan Luis Figo veya dünyadaki en iyi teknik direktörlerden biri olarak görülen futbol menajeri José Mourinho örnek verilebilir. Ancak muhtemelen hepsinden daha çok tanınan Cristiano Ronaldo’dur. 2008 yılında en iyi futbolculara verilen Altın Top ödülünü kazanmıştır ve Manchester United’dan Real Madrid’e transferiyle dünyanın en pahalı oyuncusu olmuştur.

Melankoli ve tutku – Fado ve şarap

Fado, Portekiz’in “soul” müziğidir. Buruk gitarların eşlik ettiği hüzünlü şarkılarla karakterize edilen tarz, her yerde duyulabilir ama doğal yeri Fado evidir. Bazı en iyi Fado evleri, Portekiz’in başkenti Lizbon’un en eski bölgelerinden biri olan Alfama’dadır. Resmedilmeye değer bu bölge, merdivenlere, neredeyse birbirine değen eski gecekondulara ve küçük, samimi meydanlara çıkan dar sokaklardan oluşan bir labirenttir.

Fado şarkıcılarının melankoli öykülerini dinlerken, bir kadeh Porto’tan daha iyi ne olabilir? Bu şarap, UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak sınıflandırılan harika Douro bölgesinde üretilir. Nehrin yukarısına doğru bir gezinti, Douro’nun tepelik yamaçlarındaki üzüm bağlarının büyüleyici görüntüsünü ortaya çıkarır. Ancak bir Porto şarap mahzenine uğramadan ziyaret tamamlanmış sayılmaz. Şarabı diğerlerinden farklı kılan, şarabın fermantasyonunun tamamlanmaması, renksiz konyak eklenmesi aracılığıyla ilk aşamada durdurulmasıdır. Porto, bundan dolayı doğal olarak tatlı bir şaraptır (üzümlerin doğal şekeri tamamen alkole dönüşmediğinden) ve diğer şaraplardan daha serttir (19 ila 22 derece alkollü). Şarap varsa mantar vardır: Şarap şişesindeki mantarın nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? Çoğunlukla dünyanın lider üreticisi olan Portekiz’den. Mantar, mantar meşesinin (Quercus suber) kabuğudur. Portekiz’de, 720.000 hektardan fazla mantar ormanı vardır ve mantar endüstrisinde 20.000’den fazla kişi çalışmaktadır.

Madeira, daima yeşil ada

Portekiz kıyıda sona ermez. Atlantik Okyanusu’nun ortasında keşfedilecek daha fazla yer vardır. Madeira, daima sıcak olan iklimle kutsanmış harika bir adadır. Sıcaklık yazın 25ºC civarındadır ve kışın yalnızca dört beş derece daha düşüktür. Her zaman iyi olan deniz, Madeira’yı yıl boyunca tatil için mükemmel bir yer yapar.

Madeira herkes için bir şeye sahiptir: Yunus balıklarını ve balinaları görmek için tekne gezintilerine çıkabilir, egzotik bahçelerde güneşlenebilir veya yalnızca en harika mavi ve bakir sularla yıkanan bir sonsuzluk üzerindeki güzel manzaraların keyfini çıkarabilirsiniz. Madeira’da turistler için benzersiz cazibe, “levadas” adı verilen sulama kanalları boyunca yürümektir. Bu dar kanallar, kuzeydeki daha sulak bölgelerden adanın güneyindeki daha kurak bölgelere su dağıtmak için inşa edilmiş bir sulama sistemini oluşturur. “Levadas”, 16. yüzyıla kadar uzanır ve toplam 2500 kilometrelik bir mesafeyi kaplar. Yerel yemekler, zengin ve çeşitlidir. Başkent Funchal’daki harika restoranlar yelpazesi, her damak tadı için bir şey sunar. Funchal, yoğun bir limandır ama aynı zamanda ilginç kiliselere (katedrali 500 yıldan eskidir) ve müzelere sahip modern bir şehirdir. Yazar Júlio Dinis (1839-1871), büyüsünü şu şekilde açıklamıştır: “Bir tarafta deniz, bir tarafta dağlar ve bunların arasında görkemli ihtişam; şehir, anne babasının arasında güvenli ve sıcacık biçimde uyuyan bir çocuk gibi kokuyor.”

Portekiz’de NephroCare

Fresenius Medical Care, Portekiz’deki faaliyetlerine 1993 yılında başladı. O zamandan bu yana sürekli gelişim gösterdi ve bugün diyaliz tedavisi için tüm ülkeye yayılmış tek diyaliz hizmeti sunucusuyuz. Portekiz’de bir tatil planlıyorsanız, ana karada ya da Madeira’da ister güneye, isterseniz de kuzeye gidin, merkezlerimizde sizi ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.

İlgili Konular

Portekiz'de diyaliz merkezleri

NephroCare diyaliz merkezlerinin çalışma saatleri ve tedavi seçenekleri...